Forum Gündemi:

Konu Başlığı : HANGİ DİN?...

*
Bu konu; tarihinde açılmış olup, 6 defa yorumlanmıştır.
Konu Sahibi : çakyamuni
Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 0/5 - 0 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Çevrimdışı
General
*
4,630
mesajlar
2,197
konular
1,276
REP PUANI
Yeni Üye

Aug 2011
(Kayıt Tarihi)
Erkek
(Cinsiyet)
#1
30-08-2019, Saat:06:59 AM
Maatteessüf gerçek din bizim çok uzağımızda kalmış. Gerçek dine göre kâfiriz yahut müşrikiz veyahut münafığız ama böyle söylendiğinde siz en kötü insan oluyorsunuz, zira söylediğiniz şey anlaşılmıyor. Çünkü gerçek dini unutunca taş kafalı ahmaklar gürûhu olmuşuz. Uydurduğumuz din karşısında gerçek din uydurulmuş din gibi algılanıyor, algı böyle olunca gerçek dinden bahsetmek büyük bir cesaret istiyor. Artık anlamak ve duyumsamak yetimiz bile kaybolmuş. Din diye bir şey dünyamızda yok ama dünyamızın dinden ibaret olduğunu sanıyoruz. Yani bu derece sığız, alığız. Çok basit bir misal; kulundan korktuğumuz kadar Allah’tan korkmuyoruz, yalanın hakikati katletmesine seyirci kalıyoruz, zevahirde olmasa bile filhakika dine ihanet edenleri sitayişe boğuyoruz vs. vs. vs. ama kendimizi dindar sanıyoruz, gerçek dine göre yaşadığımızı düşünüyoruz. Çünkü dine ihanet edenler dindenmiş gibi görününce ihanet normalleşiyor hatta ihanet gibi telakki edilmiyor. Filhakika gerçek dine göre ölüden zerre farkımız yok ama ne olduğumuzu fark edecek halimiz de yok. Biz bir vadideyiz, gerçek din başka bir vadide ama aynı vadideyiz sanıyoruz. Geleneklerimizi, alışkanlıklarımızı, zaaflarımızı, heva ve heveslerimizi din edinmişiz. Hayatımız yalan olmuş, yalan hayatımız olmuş. Her türlü pisliği yapıyoruz ve yaptığımız her şeyi dine onaylatıyoruz. Dünyamız putlarla dolu, put kırıcı tevhid baltasından yoksunuz ama kendimizi dindar sanıyoruz. Ve dahası bu minvalde yaşayan herkesi dindar sanıyoruz ve yapılan yanlışı tenkit edince sanki dindar birini tenkit ediyormuşuz gibi oluyoruz. Dinin çiğnenmesi umurumuzda olmuyor da, dinleştirdiğimiz şeylere basit bir tenkide şiddetli bir şekilde tepki gösteriyoruz. Birisi gerçek dinden bahsettiğinde yüzümüzün rengi değişiyor. Zira öyle alışmışız ki uydurduğumuz dine, içselleştirmişiz, kanıksamışız, anamızın memesinden süt emdiğimiz gibi emmişiz ve tüm hücrelerimize bir kan gibi dağılmış. Bir kişi dine mugayir hatta imanı tahrip edici dahası insanlığın zararına bir iş yaptığı zaman bizi hiç ırgalamıyor ama bizim küçücük bir çıkarımıza darbe vurucu iş yaptığı zaman bizim yegâne düşmanımız oluyor. Mesela; menfaatimizi zedeleyecek hareketleri acımasızca tecziye edebiliyoruz da, dini zedeleyici hareketler umurumuzda bile olmuyor. Kişioğlu işimize gelen bir şey yapınca göklere çıkarıyoruz ama dini tahrip ve tahrif edici işler yaptığı zaman kılımız kıpırdamıyor, zira din maskesi ardında yapıyor ama biz onun gerçek dindar olarak yaptığını düşünüp eyvallah ediyoruz, zira her iki tarafta uydurulmuş dinin müritleri olmuş. Dindarız diyoruz ama hakikatleri insanca haykırmaktan aciziz. Dindarız diyoruz ama hakikatleri haykırana zulmetmekte zerre miskal tereddüt etmiyoruz. Atalardan kalanları din zannediyoruz ve din zannettiğimiz şeyler üzere yaşıyoruz. Dinin içine doğduğumuz için dinin ne olduğunu bilmiyoruz, öğretildiği gibi almışız, aldığımız gibi kalmışız, kaldığımız gibi yaşamışız ve yaşıyoruz. Gerçek dinden bahsedilince bir hoş oluyoruz. Gerçek din ötelenince, böylece gerçekten dinden kurtulduğumuzu düşününce sevinçten sarhoş oluyoruz. Çünkü gerçek dine tam anlamıyla kesin olarak yabancılaşmışız. Helakımıza ramak kaldığını düşünüyorum, belki mühlet verildiğinin, uyarıldığımızın farkında değiliz. Böyle gidilirse çok feci bir sonla karşılaşmamız mukadderdir bilmelisiniz. Dünya denilen lağım çukurunun içinde debelenip duruyoruz ve her tarafa pislik sıçratıyoruz. Ama başkalarının dünyayı pisliğe buladığını sanıyoruz. Her şeyi kirletiyoruz ve katlediyoruz ama temizleyebildiğimiz ve yaşattığımız hiçbir şey yok. Bir gün, sessiz duran dağların bağrından bir volkan patlayacak ve kızgın alev toplarının altında kalacağız. HAKİKAT acıdır ve burada yani bu dünyada GERÇEK DİN kazandırmaz! Konuşalım mı gerçek dini ve dindarlığımızı sınayalım mı, var mıyız? Âlimlik ve şeyhlik taslayanlarda muhataptır soruma.
HER ŞEYİ SORGULA. 
VATAN-AHLAK-ADALET.
DÜŞÜNCEYLE SAVAŞMAK YÜCELTİR.
Çevrimdışı
Üye
*
239
mesajlar
1
konular
64
REP PUANI
Yeni Üye

Jan 2015
(Kayıt Tarihi)
Kız
(Cinsiyet)
#2
30-08-2019, Saat:04:27 PM
Hangi din.?

Bakış açısı bazı şeyleri değiştirir ama asla bütünü etkilemez. Bu nedenle de dünya bir lağım çukuru değil, ahiretin tarlası, dolayısı ile bir kazanç yeridir.

Gerçek Din hangi din ve bu Din, neden, ne kazandırmaz.?

Alimlik ve şeyhlik taslayanlara ifadesi de size hiç yakışmamış. Taslayanları kendinize muhatap aldı iseniz, ona uygun bir dil kullanabilirsiniz. Yok gerçek alim ve gerçek şeyhlerden bahsediyorsanız..! Gerçekten de çok ayıp etmişsiniz.
Çevrimdışı
General
*
4,630
mesajlar
2,197
konular
1,276
REP PUANI
Yeni Üye

Aug 2011
(Kayıt Tarihi)
Erkek
(Cinsiyet)
#3
30-08-2019, Saat:06:57 PM
Dünya bir leştir dostum ve onun için ancak köpekler kavga ederler. Hem halifelerin hem de aziz ilim ehlinin tespitidir. Leşin de mezkur tanımlamadan farkının olduğunu sanmıyorum. Biz haddizatında bozulan insana ve bozduğu dünyaya vurgu yapıyoruz dostum. Bugün Cuma’ya gittin mi, imamı dinledin mi, gözünün önüne insanlar geldi mi özellikle kendini bir kimlikle tanımlayan insanlar geldi mi? İşte o an senkronik düşündün mü, analiz ettin mi? İşte o an iğrenç bir ikiyüzlülüğün, dalkavukluğun, yalanın, alçaklığın egemen olduğunu düşündün mü? Çünkü söylenenlerin tam tersinin hayata egemen olduğu apaçıktı. Hakikati göz göre göre gizleyen, haksızlık karşısında susan alimler şeyhler aklına geldi mi? Kusasın geldi mi? İğrendin mi? Gerçek din dünyayı kazandırmaz dostum. Gerçek dini ortaya koydun mu, emrolunduğun gibi dosdoğru oldun mu dünyandan keserler dünyaya egemen olan dünya leşine meftun köpekler. Valla çokta iyi yakışır dostum. Eğer sen emrolunduğun gibi dosdoğru olmuyorsan, bir de kalkıp alimlik ve şeyhlik taslıyorsan bal gibi de yakışır kimse kusura bakmasın. Özünde zaten uygun bir dil. Kalıbına odaklanma sevgili dostum. Gerçek alim ve şeyh var mı ki acep? O zaman şunu gözlemlemeliyim; haksızlığa, zulme, sömürüye meydan okuyan, korkusuzca hakkı apaçık olarak ortaya koyan insanlar nerede? Nedir onların kulluk görevi? Onlar sustukça insanlar inim inim inliyorlar sömürünün ve zulmün kıskacında. Yüreğinle hissederek bir daha düşün sevgili dostum. Alta bakıyorum şükrediyorum, üste bakıyorum sabrediyorum ama böyle aşağılık bir dünya olmaz. Peki oluyorsa kim suçlu? Kulundan korkup Allah’tan korkmayıp emrolunduğu gibi dosdoğru olmayanlar değil mi? Peki onlara nasıl bakmalıyım?
HER ŞEYİ SORGULA. 
VATAN-AHLAK-ADALET.
DÜŞÜNCEYLE SAVAŞMAK YÜCELTİR.
Çevrimdışı
Üye
*
239
mesajlar
1
konular
64
REP PUANI
Yeni Üye

Jan 2015
(Kayıt Tarihi)
Kız
(Cinsiyet)
#4
30-08-2019, Saat:10:25 PM
(30-08-2019, Saat:06:57 PM)çakyamuni Adlı Kullanıcıdan Alıntı: İslamiForum.Net sitemizdeki linkleri görebilmek için sitemize buraya tıklayıp üye olmanız veya giriş yapmanız gerekiyor.
Sitemize üyelikler ücretsizdir!
böyle aşağılık bir dünya olmaz. Peki oluyorsa kim suçlu? Kulundan korkup Allah’tan korkmayıp emrolunduğu gibi dosdoğru olmayanlar değil mi? Peki onlara nasıl bakmalıyım?


Maksadım muhalefet etmek değil. Yalnızca bakış açımızı değiştirdiğimiz zaman bütü sorunlar ortadan kaybolacaktır. (şahsım açısından bu böyle)

Birincisi, dünyaya aşağılık kelimesini yakıştıramazsınız. Allah 'ın yaratmış olduğu bu esere hakaret kabul ederim. Çünkü Hz. Allah buyuruyor ki ;

"Dağları görürsün de, donmuş sanırsın; oysa onlar bulutların sürüklenmesi gibi sürüklenirler. Her şeyi 'sapasağlam ve yerli yerinde yapan' Allah'ın sanatıdır. Şüphesiz O, işlediklerinizden haberdardır."
Neml 88

İkincisi, suçlayacaksanız da, insandan başkasını suçlayamazsınız. Çünkü maalesef her şeyi kirletmekte üzerimize yok. Yaratılmış her bir zerre kendisine verilen görevini eksiksiz ve tam olarak yerine getiriyor. İnsan hariç..!

Kendisine seçme hakkı tanınan tek mahlukat insan..! Bu yüzden de hoyratça davranabiliyor. İşi ahirete kalmış.

Üçüncüsü, kaderin ve kazanın, hayrın ve şerrin ancak Allah 'tan olduğuna imanımız var ise..! Ondan başka belirleyici, tanzim eden, taktir eden, tertip eden, her şeyi belli bir yazgı ile yaratan yalnızca Allah 'ı görür isek..

İnsanoğlunun müdahalesini gerektirecek hiç bir şey bulamazsınız. Allah 'ın yaratma sanatına, sebepleri, nedenleri ve niçinleri de koymadan bütünü görmüş sayılmayız..

Şayet doğrudan sonuca bakar ve sonuca müdahale etmeye kalkışır isek, hiç kimse bir şeyi değiştiremez. Çünkü sonucun değişebilmesi için, başlangıcını değiştirmek gerekir.

Velhasıl, uzun lafın kısası, ortaya çıkan her bir zuhurat, Allah 'ın tertibinin, takdirinin ve tanziminin bir parçasıdır. Allah 'ın izni olmadan hiç bir şey kendi başına buyruk, başıboş değildir.

İnsan, başı boş bırakılacağını mı sanır?
Kıyâme 36

Her şeyi Allah belirler. Her şeyin başlangıcı da sonu da Allah 'ın belirlemesiyledir. Kalem yazmış, mürekkebi kurumuş. Kıyamete doğru gideceksek, bahsini ettiğiniz konular büyüyecek, çoğalacak, eksilmeyecek.

Bu da Allah 'ın belirlemesiyle olacaktır, selamlar..
Çevrimdışı
General
*
4,630
mesajlar
2,197
konular
1,276
REP PUANI
Yeni Üye

Aug 2011
(Kayıt Tarihi)
Erkek
(Cinsiyet)
#5
31-08-2019, Saat:10:06 AM
Evet bakış açımız değişmeli güzelinsan. Hayır, zaten müttefik muhalefet durumu yok. Fikir teatisi inşaAllah. Ebetteki müttefik muhalefette olabilir ama burada müzakere ediyoruz. Dünyaya aşağılık derken kalıp olarak bakma cümleye güzelinsan. Biz dünyanın iş ve işleyişi açısından böyle kullandık. Yoksa dünya dediğimiz şey bir insan değil ki aşağılık olsun. dünya derken dünya hayatını mevzu ediyor ki, aşağılıktan da aşağılıktır. Bu yüzden olaya içerik olarak bakılsa daha isabetli olur inşaAllah.

Ki zaten insanı suçluyorum. Hayatın dünyanın dünya içinde ki dağların nehirlerin göllerin hayvanların ne suçu olabilir ki. İşte direkt olarak göz cümlenin kalıbına odaklandığı için böyle algılanıyor güzelinsan. Pislik derken de, aşağılık derken de, ve daha nice sıfatlarla ifade ederken de kuşkusuz insanı kastediyoruz. Aksi zaten ahmaklık olur. Cansız akılsız iradesiz insanın mutlak emrinde olan bir olguyu nasıl itham edebilir ve galiz sıfatlarla tavsif edebiliriz ki.

Allah halketmiş insanın emrine amade kılmış her şeyi. Ona da irade ihtiyar akıl vermiş. Sonuca müdahale yok. Sadece yapılması gerekenin yapılmasının arzulanması var ki, kuşkusuz da durum bundan ibarettir. Masivada sebepsiz hiçbir sonuç yoktur. İllaki her şey bir sebebe mütealliktir. Allah yaratmış yolu göstermiş yasaları koymuş vereceği ulvi nimetleri vermiş. İnsanın da yapması gerekenler var. Buraya yatmaya gelmedi. Kaderdir deyip teslim olmaya gelmedi.

Her şeyi var edenin Allah olmadığını söylemiyoruz zaten ve kuşkusuz işin özüne de vakıfız ama insanla ilgili çıkarımlarda bulunuyoruz. Allah belirlemiş zaten ve şu an dünyada insan yaşıyor, Allah’ın akıl irade ihtiyar verdiği insan. İnsan bunları kullanmayacaksa, insan bunlarla dünyayı değiştirme gücüne sahip olmayacaksa, her şey kaderdir diyecekse, Allah her şeyi belirlemiştir deyip yatacaksa tüm bunlar anlamsız kalır o zaman. Ayetlere muhalefet etmiyoruz ki ve bigâne değiliz ki ayetlere. Önemli olan ayetlerden gerekli dersi çıkarabilmek ve insan olarak yapabileceğimizi yapmaktır. İmtihanda insanın denenmesi ise elbette ki insan bu dünyada öznedir ve özneliğini yapacaktır. Kadere iman ayrıdır kaderci bir bakış açısıyla her şeye teslim olup kendini bırakıvermek ayrıdır. Her şey insanın kendi elleriyle işlemesinin neticesidir.

Selametle güzelinsan.
HER ŞEYİ SORGULA. 
VATAN-AHLAK-ADALET.
DÜŞÜNCEYLE SAVAŞMAK YÜCELTİR.
Çevrimdışı
Üye
*
239
mesajlar
1
konular
64
REP PUANI
Yeni Üye

Jan 2015
(Kayıt Tarihi)
Kız
(Cinsiyet)
#6
31-08-2019, Saat:03:04 PM
Ben, sizin dünya derken neye işaret ettiğinizi anladım. Sadece hata yapmak üzere var edileni doğrudan ifadenizde kullanmanız gerektiğini düşündüm.

Ezeli ervah ile ilgili hiç bir bilgi elimizde mevcut değil. Dünya hayatı, ezeli ervahtaki vermiş olduğumuz ahdin yerine getirilmesi, kendimizi Allah 'a karşı ıspat etmemiz gereken mekandır. Dünya hayatı, insanoğluna verilmiş ikinci bir fırsattır.

"Rabbin, Âdemoğullarından, onların bellerinden zürriyetlerini almış ve onları kendilerine şahit tutarak; 'Ben sizin Rabbiniz değil miyim? 'Evet şahidiz,' dediler. Kıyamet günü: 'Biz bundan habersizdik' demeyesiniz."
A'râf 172

Ahiret yurdunda hiç kimse Ya Rabbi bana ikinci bir fırsat verseydin diyemeyecek..! Ortaya çıkan hadiselerde bizim şer olarak gördüklerimizin, hayır, hayır olarak gördüklerimizin de şer olabileceğini Rabbimiz bize bildiriyor.

Kuluz, hiç kimseyi suçlamaya hakkımız olamaz. Yargı Hz. Allah 'a mahsustur. Bir şahsa araba çarptığı zaman ne arabayı, ne sürücüsünü suçlu gösteremeyiz. Sonucu da, sonu da belirleyen Hz. Allah 'tır.

Sebeplere takılı kalmak, ölümde, hadiselerde, başa gelen kazayı, hastalığı veya hatayı görmek noksanlıktır. (şahsım açısından bu böyle)

Netice olarak, Hz. Allah şer ile hükmetmez. Kainatta olan her hadise insanoğlu için Allah 'ın bir rahmetidir, merhametidir, lütuf ve ihsanıdır. Zamana, mekana göre hadiseleri cereyan ettiren de kudret sahibi Allah 'tır.

Her şeyi Allah belirlemiştir deyip yatmak elbette olmaz. Yapabileceklerimiz, yapabildiklerimizle sınırlıdır. Tedbirini alıp, taktiri Hûda 'ya bırakmak gerekir.

İnsanoğlundaki perdeyi kaldırıp, Hz. Allah ; "kulum sen canını sıkma, onu da ben yaptım" der ise, Hz. Allah 'a verecek nasıl bir cevabımız olabilir.?
Çevrimdışı
General
*
4,630
mesajlar
2,197
konular
1,276
REP PUANI
Yeni Üye

Aug 2011
(Kayıt Tarihi)
Erkek
(Cinsiyet)
#7
31-08-2019, Saat:08:23 PM
Güzel insan öz çok farklı durumlardan bahsediyoruz. Biz burada Allah’ın varlığı, hesap kitap, imtihan vb durumlardan bahsetmiyoruz. Biz elimizde mevcut olanlarla ilgili fikir beyan ediyoruz güzel insan. Biz kendimizi ve Rabbimizi biliyoruz ama ondan da söz etmiyoruz. Mevzu kaydı uçtu gitti. Elbette ki suçlarız elbette ki suçlayacağız. Namussuzdan hainden ahlaksızdan hesap soracağız. Biz dünya da yaşıyoruz ve dünya ile ilgileniyoruz. Sebeplere de sonuçlarına da takılıp kalırız güzel insan. Çünkü bir insan olarak bize dokunan katı sert reel bir hayatı yaşıyoruz. İnsanı ekarte edemeyiz. İnsanı anlamsız kılacak ya da oyun dışına çıkaracak değilim ve öyle de bakamam. Elimizden gelen bu diyemeyiz. Allah biliyor ve anlıyor kuşkusuz O’nun izniyle cevapta veririz. Din her şeyi Allah’a hamlederek uyutan bir şey değildir. Selametle güzel insan.
HER ŞEYİ SORGULA. 
VATAN-AHLAK-ADALET.
DÜŞÜNCEYLE SAVAŞMAK YÜCELTİR.


Hızlı Menü:


Görüntüleyenler: 1 Ziyaretçi