Forum Gündemi:

Konu Başlığı : Geldikleri gibi giderler!

*
Bu konu; tarihinde açılmış olup, 0 defa yorumlanmıştır.
Konu Sahibi : Ata
Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 0/5 - 0 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Çevrimdışı
Acemi Üye
*
11
mesajlar
11
konular
0
REP PUANI
Yeni Üye

Aug 2020
(Kayıt Tarihi)
Erkek
(Cinsiyet)
#1
05-08-2020, Saat:12:38 PM
Geldikleri gibi giderler!

[Resim: 5ce0dc5dec10bb4a90132eb2.jpg]

30 Ekim 1918’de imzalanan Mondros Mütarekesi sonrası Anadolu dört bir yandan işgal edildi. İtilaf Güçleri’nin savaş gemileri, İstanbul Boğazı’na girdi. Mustafa Kemal, düşman gemilerini görünce “Anadolu’ya dönmenin çaresine bakmalı, geldikleri gibi giderler” dedi.

Geldikleri gibi giderler!

1918 yılının sonbaharı geldiğinde Osmanlı İmparatorluğu’nun savaşı sürdürecek gücü kalmadığı anlaşıldı. Birinci Dünya Savaşı içinde imparatorluk ağır yenilgiler almış ve artık bağımsız bir devlet olarak hayatını sürdürmesi bile zor hale gelmişti. Mondros Mütarekesi, Limni Adası’nda demirli İngiliz savaş gemisinde imzalandığında tarih 30 Ekim 1918 idi. Ardından da Osmanlı İmparatorluğu’nu I. Dünya Savaşı’na sokan ve yenilginin baş sorumlusu olarak görülen Başkumandan Enver Paşa ile Talat Paşa ve Cemal Paşa, İstanbul’dan kaçacaktı. İtilaf Güçleri donanmasının savaş gemileri İstanbul’da varlığını gösterdiğinde tarih 18 Kasım 1918 idi. İstanbul; boğazı, koruları ve tarihi siluetiyle birlikte solgun yaprakların yere döküldüğü bir güz gününde tarifsiz bir kedere büründü. Filistin cephesinden yeni dönmüş olan Mustafa Kemal Paşa, derin bir azap içinde, “Hata ettim, İstanbul’a gelmemeli idim. Ne yapıp Anadolu’ya dönmenin çaresine bakmalı, geldikleri gibi giderler” dedi.

‘Muvaffak olacağız’

Samsun’a hareketin günü 16 Mayıs olarak kararlaştırılmıştı. 15 Mayıs 1919 Mustafa Kemal’in, yolculuk öncesi Padişah ile bakanlara protokol gereği veda ziyaretinde bulunacağı gündü. Aynı gün İzmir’de ise bir kâbus başlıyordu. Yunan birlikleri, 15 Mayıs 1919’da İzmir rıhtımına İngiliz, Amerikan ve Fransız savaş gemilerinin koruması altına çıktı. İşgal, Yunan 5. Piyade Alayı’nın Alsancak, Efzon Alayı’nın da Pasaport iskelelerine çıkışıyla başladı. İşgalle birlikte direnişin de tohumları serpildi. Heyecanını zapt edemeyen Hasan Tahsin işgale ilk kurşunu, Sarı Kışla önünde Efzun Alayı’nın bayraktarına sıktı.

‘Nazırlara ibretle baktım’

Harbiye Nazırı’nı, Sadrıazam’ı, Dahiliye Nazırı’nı aradım. Hiç biri makamında yoktu. En kestirmesi Babıali’ye gidip kendilerine haber vermekti. Beni Sadaret (Başbakanlık) bekleme salonuna aldılar. Geldiğimi duyan bazı nazırların heyecanlı heyecanlı salona geldiklerini görerek şaşırdım. Dahiliye Nazırı Mehmet Ali Bey beni meraktan kurtardı: ‘Allah Allah ne küstahlık. İşittiniz mi, Yunanlılar İzmir’e çıkıyor.’ Nazırların telaşı karşısında ağlamak mı gülmek mi lazımdı? Kendimi tutuyorum. Fakat bu olupbitti karşısında ben ‘Allah Allah’ demekten başka bir şey düşünmeyen nazırlara ibretle bakıyorum. ‘Ne yapmayı tasavvur ediyorsunuz?’ diye sordum. ‘Protesto edeceğiz’ cevabını verdiler. Bir protesto ile Yunanlıların İzmir’den geri gideceklerine ihtimal veriyor musunuz?’ Yüzüme baktılar. ‘Fakat başka ne yapabiliriz?’ ‘Daha kati tedbirler düşünülebilir.’ ‘Ne gibi?’ Mehmet Ali Bey cevap verdi. ‘Öyle hareketlere kalkarsak bize ne yaparlar bilir misiniz?’ ‘Tabii kalkar benim yanıma gelirsiniz’ diyemedim. Avni Paşa’nın elini tuttum. ‘Bizi Anadolu’ya götürecek vapur hazır değil mi?’ ‘Çoktan tertip etmiştim Bandırma Vapuru emrinizdedir.’ ‘Doğrudan doğruya vapur kaptanına emir verebilir miyim?’ ‘Hay hay’ dedi. Yaverime seslendim. ‘Paşa Hazretlerinin emirleri var, not ediniz.’ Yaverim kurşun kalemiyle Bandırma Vapuru kaptanına bir emir yazdı.

İslamiForum.Net sitemizdeki linkleri görebilmek için sitemize buraya tıklayıp üye olmanız veya giriş yapmanız gerekiyor.
Sitemize üyelikler ücretsizdir!


Hızlı Menü:


Görüntüleyenler: 1 Ziyaretçi