Forum Gündemi:

Konu Başlığı : DEVRİM VE ZAMANLAR...

*
Bu konu; tarihinde açılmış olup, 0 defa yorumlanmıştır.
Konu Sahibi : çakyamuni
Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 0/5 - 0 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Çevrimdışı
General
*
4,592
mesajlar
2,151
konular
1,256
REP PUANI
Yeni Üye

Aug 2011
(Kayıt Tarihi)
Erkek
(Cinsiyet)
#1
20-08-2019, Saat:07:54 AM
DEVRİM

Artık bu dünyadan hiçbir beklentim, insanlıktan yana hiçbir umudum yok. Zaten mutlak manada hiçbir zaman da böyle bir şeye kapılmadım filhakika. Bir ara kapılır gibi olduysam da yel gibi geldi geçti. İyimser olmaya gayret ettim sadece bir ömür ama beyhudeymiş. İyiliğin, doğruluğun, sevginin, dürüstlüğün, insanca yaşamak gayretinin hiçbir kıymeti harbiyesi yokmuş, eğer bir karşılığı varsa şayet o da ihanetmiş. Gerçek hainler kimler deseler, gözüm kapalı gösterebilirim. Zaten çok şeyin sonun da geldiğine inanıyorum, kendi ellerimizle yaptık her şeyi. Kendi ellerimizle çölleştirdik dünyamızı, kendi ellerimizle kirlettik suyumuzu, kendi ellerimizle tükettik oksijenimizi, kendi ellerimizle ve kendi ellerimizle davet ettik aklımızda olupta dilimizin söyleyemediği tüm kötülükleri. Büyük çoğunluğun birleşik sıradanlığının tevlit ettiği kötülüğün sıradanlaştığı bir dünyada yaşadık, yaşıyoruz, görülüyor ki yaşayacağız. Şimdi derin ve uzak bir boşluğa bakıyorum. Acı, hüzün, yalnızlık! Hiçbir kimseye, hiçbir şeye inanmıyorum. Bir hiçim, hiçbir şeyim, hiçbir kimseyim, hiçbir yerdeyim. Kimliksiz, yersiz, yurtsuz. Çırılçıplak sade bir insan. Bir gün hayal olup, kaybolup gidecek garip bir yolcu. Bir varmış bir yokmuş masalı gibi bir şey. Ruh boyutunda hiçbir kişi, kurum, yapı, mekanizma ile bağlantım yok artık, bademada olmayacak. Çünkü hiçbirisinin anlamı ve saygınlığı yok nazarımda. Tek başına varoluş kavgasındayım ve sadece ezilenler için kavga veren bir savaşçıyım kendimce. Öylesine kavgadayım işte. Sorulursa, kendimde bilmiyorum neden, niçin, nasıl. Belki de alışkanlık! Bu dünyada adaletin, vicdanın, ahlakın kesin olarak öldüğüne inanıyorum. Her şeyi öldürdük! Ta ki yegâne yaşam kaynağını bile kuruttuk, öldürdük ve gömdük, bir daha dirilmemecesine. Ciddiyetsiz, samimiyetsiz, trajikomik, pespaye bir hayatın kurbanlarıyız. Mecburen yaşıyoruz! Keşke yaşamı sonlandırmayı becerebilsek. Yarınlara da günahlarımızdan, kötülüklerimizden başka hiçbir miras bırakmayacağız. Eğer ki bir şeyler olacaksa, zerre umudum olmamakla birlikte, ilk evvelde köklü, derin, sarsıcı bir zihniyet ve vicdan devriminin, akabinde de büyük insanlık devriminin olması gerektiğine inanıyorum. Devrimsiz asla!

ZAMANLAR

Bu dünyada dört zaman dilimi çok önemlidir ve insan bu dört zaman dilimini dikkate alarak yaşamalıdır. Dikkate almayabilirsiniz de elbette ama bu dört zaman dilimi sizi fazlasıyla dikkate alacaktır ve hiç kuşku yok ki mutlak adil olacaktır, elbette bu adil oluş kuşkusuz acımasız ama hakça yargılama şeklinde tecelli edecektir. Bu zaman dilimleri gerçek-saf duyguların ve düşünlerin apaçık şekilde tezahür ettiği zaman dilimleridir. Normal zamanlarda, gerçek-saf duyguların ve düşünlerin ortaya konması hem insanca yaşamı hem de birlikte yaşamı imkânsız kılar (((imkânsız kılmaz, kılmaması icap eder ama insanlık henüz o kerteye ulaşmış durumda değil))), bu kadim bir tespittir ve sizin elinizde olmayan bir şeydir, dünya dediğimiz şeyin özüdür (((realiteye göre))). Mezkûr zaman dilimleri: ayrılık zamanı, kopuş zamanı, düşüş zamanı ve ölüm zamanıdır. Ayrılık zamanı; bir yerde üstteyseniz, ya sizin ayrılıp gittiğiniz ya da altta olanın ayrılıp gittiği zamandır. Kopuş zamanı; her şeyden elinizi eteğinizi çektiğiniz, hem eşitlerinizden hem de eşit olmadıklarınızdan kopup kendi dünyanıza döndüğünüz, dışa dönük ihtiyaçlarınızın anlamsız kaldığı zamandır. Düşüş zamanı; bulunduğunuz yeri kaybettiğiniz zamandır. Ölüm zamanı; dünya ile tüm bağlantılarınızın sonsuza kadar kesildiği zamandır. İşte herkesin, ne olduğu, kim olduğu, karakteri, varlık âlemindeki gerçek yerinin ne olduğu bu zamanlar da net bir şekilde tezahür eder. Ya lanetlenirsiniz ya da şerefle yâd edilirsiniz: tercihinizi siz yapacaksınız. Hakkınızda söz edenleri asla suçlayamazsınız, suçlayamayacaksınız. Çünkü kendi yazdığınız hikâyenizi okuyacaksınız ya da size okunacak olan; kendi eylemlerinizle, söylemlerinizle yazdığınız hikâyeniz olacak.
HER ŞEYİ SORGULA. 
VATAN-AHLAK-ADALET.
DÜŞÜNCEYLE SAVAŞMAK YÜCELTİR.


Hızlı Menü:


Görüntüleyenler: 1 Ziyaretçi