Forum Gündemi:

Konu Başlığı : Çocuk Eğitiminde neredeyiz…

*
Bu konu; tarihinde açılmış olup, 0 defa yorumlanmıştır.
Konu Sahibi : buzdağı
Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 0/5 - 0 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Çevrimdışı
Kıdemli Üye
*
1,056
mesajlar
195
konular
2,236
REP PUANI
Yeni Üye

Aug 2017
(Kayıt Tarihi)
Erkek
(Cinsiyet)
#1
13-11-2017, Saat:10:13 PM
Çocuk Eğitiminde neredeyiz…

Geleneksel aile eğitimimiz ve maalesef pedagojik eğitime geçemediğimiz için okul eğitim sistemimiz de, çocuğu “susturmak” üzere kurgulanmış gibi gözüküyor.



Örneğin:

Ev ortamında;

Gürültü yapmayan, sakin sakin işiyle meşgul olan,

Oyunlarını da hanım hanımcık oynayan,

Sormadan konuşmayan, izin verilmeden hiçbir şey yapmayan,

Gerektiğinde annesinin eli ayağı olan,

Annesinin sertliği yüzünden “büyümüş de küçülmüş” gibi duran,

İşten yeni gelmiş olan babasının başını şişirmeyen,

Demeden dersini yapan, hatırlatmadan uyku saatine riayet eden,

Aile içinde kimseye “ayak bağı” olmayan çocuk; her zaman annesinin babasının “Bitanesi” sayılır.

Saygıya layık olur, onlardan hürmet görür. Bütün akrabalara, konu komşuya “reklamı” yapılır.

Okul ortamında da;

Sus denince susan, konuş denince konuşan…

Sınıfta yetişkin gibi oturan…

Kimseyle kavgası gürültüsü olmayan,

Okulun ve sınıfın disiplin kurallarına “harfiyen” uyan…

Soluğu olup, sesi olmayan…

Koridorlarda koşuşturmayan, arkadaşlarını rahatsız etmeyen…

Teneffüste okul bahçesinde bile kibarca dolaşan çocuklar arzulamayan kaç ebeveyn ve öğretmen var bilemeyiz.







Her iki tarafın yani hem evin hem de okulun hakim kesimi; başlarına iş açmayan, durduk yerde huzurlarını kaçırmayan çocuk özlemi içindedir genellikle…

Ancak, eğitimin okul kısmının dikkatinden kaçan bir konu olabilir.



Şöyle ki:

Aile ortamından ve annenin babanın çocuk yetiştirme anlayışından ötürü;

Aktif çocuk vardır, pasif çocuk vardır.

Yerinde duramayan çocuk vardır, yerinden kolayca kalkmayan çocuk vardır.

Tepkilere dayanamayan çocuk vardır, sesi çıkmayan çocuk vardır.

Dışa dönük çocuk vardır, içe dönük çocuk vardır.

Agresif, aksi, sinirli çocuk vardır; depresif, içine kapanık çocuk vardır…

Oysa normal şartlar altında bütün çocuklar hareketli, yaramaz, koşuşturan, çok konuşan, cıvıl cıvıldırlar.



İlginçtir ki;

Toplumumuzun hemen her kesiminde ağırlıklı olarak sakin, suskun, hareketsiz çocuklar tercih sebebidir.

Bu talebe uyum sağlayamayan çocuk üzerinde hem evde hem de okulda “baskı” olur.

Ceza ile, korku ile, kaygı ile, yıldırma ile uyuma zorlanırlar.

Ta ki çocuk depresyona girene kadar.

Yani pasifleştirilene, sindirilene kadar…







Bu tür çocuk genel kabul gören çocuktur.

Terbiyeli, akıllı uslu, uyumlu ve sakin bir görüntüsü vardır.

Ancak günün birinde “parladığında”, hiç tahmin edilmeyen bir anda; kendisinden hiç beklenmeyen bir tepkisellik zuhur edince çevresine zarar verebilir.

Çeteler, yer altı örgütleri, yer üstünün karanlık odakları işte bu tür baskıyla “susturulmuş ve sindirilmiş” çocukların peşindedir.

Zira çok konuşan, yerinde duramayan, çenesi düşük, roket gibi hızlanan, akıllı uslu olmayan çocuklar onların işine yaramaz.



Sonuç olarak ne anneler babalar ne de öğretmenler;

Ağzı kapalı, eli ayağı bağlı…

Önüne bakan yürek yakan,

Tüh tüh maşaallah denilen,

Aranıp da bulunamayan,

Efendiliği ile düşman çatlatan çocuk ve öğrenci özentisi içinde pek olmamalıdır.



Dr. Yaşar Kuru‘nun “Okul Çocuğuna Kolay Ebeveynlik” kitabından


Hızlı Menü:


Görüntüleyenler: 1 Ziyaretçi