Forum Gündemi:

Konu Başlığı : Bu İşte Küresel Bir Sahtekârlık Var! - Arslan Bulut -

*
Bu konu; tarihinde açılmış olup, 1 defa yorumlanmıştır.
Konu Sahibi : kalemşör
Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 0/5 - 0 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Çevrimdışı
هل أنا حقاً أنا ؟
*
5,259
mesajlar
477
konular
7,525
REP PUANI
Yeni Üye

Sep 2012
(Kayıt Tarihi)
Erkek
(Cinsiyet)
#1
27-04-2020, Saat:02:51 PM
Bu İşte Küresel Bir Sahtekârlık Var! - Arslan Bulut -
Çin Ulusal Sağlık Komisyonu, korona virüs salgınının ortaya çıktığı Vuhan kentinde tedavi gören tüm hastaların taburcu edildiğini söyledi. Mi Feng adlı sözcü, artık korona virüs hastasının bulunmadığı Vuhan'da virüse karşı kazanılan zaferin sağlık çalışanlarının yoğun çalışmasının bir sonucu olduğunu belirtti.
E peki ne oldu şimdi? Çin'de salgın bitti mi?
Vuhan'da gerçekten bir korona virüs salgını, yani grip türevi bir virüsten kaynaklanan bulaşıcı bir hastalık söz konusu ise öyle hastanedeki hastaları taburcu etmekle önlenmesi mümkün olur mu?
Çin'de tüm hastalar taburcu edildiyse ve artık yeni bir vaka yoksa bu hastalık korona virüs salgını değildir.


Korona virüs ile ilgili televizyonlarda hâlâ yarasa hikâyeleri anlatılıyor. Bu virüs, grip ailesinden ise mutasyon geçirmiş olsa da insanlık tarihi boyunca vardı. Bu itibarla, mevsime de bağlı olarak salgının biri bitse diğeri başlar. Üstelik AİDS virüsüyle nasıl olup da halvet olmuş korona virüsü, bunu açıklayamıyorlar…
***
ABD başta olmak üzere diğer ülkelerde, salgının 18 ay süreceği söyleniyor. Söyleyen de Bill Gates!
Bu durumda, hem Bill Gates, hem Çin devleti hem de küresel salgın ilan eden Dünya Sağlık Örgütü, bütün dünyayı aldatıyor demektir.
Öyle ya, bütün dünyaya yayılan virüs, Vuhan dışında Çin'in diğer bölgelerinde neden yayılmadı? Bölgeye ne kadar karantina uygularsanız uygulayın, hastalık bir virüsten kaynaklanıyorsa, dışarı çıkmaması mümkün olabilir mi? Çin devleti, sonuçta karantinayı, ordu ve polis gücüyle sağlamadı mı? Karantinada görev yapan askerlere ve polislere virüs hiç bulaşmadı mı?
Üstelik Çin'de salgın boyunca ülke içi hava trafiği, eskisi gibi devam etti.


Güney Amerika'daki yerli kabilelere bile yayılan virüs, nasıl olur da Vuhan'da tutuklanır ve hapse atılır? Size inandırıcı geliyor mu?
***
"Son hasta taburcu edildi" haberi doğruysa, Çin devleti, insan hücresinin patlamasına ve hücre içinden çıkan eksozomların kana karışmasına, böylece tüm vücudu zehirlemesine, kimyasal reaksiyona, katılaşmaya, kireçlenmeye sebep olan, nefes almayı güçleştiren, kalbi durduran veya beyin kanamasına ve dolayısıyla ölüme yol açan hastalığın sebebini de tedavisini de biliyor demektir.
Ayrıca Bill Gates de Çin de Dünya Sağlık Örgütü de, dünyanın geri kalanının bilmediği bilgilere sahip ki hem pandemiyi önceden öngörüyorlar hem tatbikatını yapıyorlar hem de ne kadar süreceğini biliyorlar! "Çin sınırları dışında" ne kadar süreceğini tabii...
***
Burada akla, mantığa sığmayan, bilime aykırı bir durum var! Fakat kimseden ses çıkmıyor! TRT'de Çinli doktorların rol aldığı videolarda, yarasa mağaraları gösteriliyor! Kitleler ikna edilmek isteniyor! İyi de TRT bunu neden yapıyor?
TRT demek resmi görüş, resmi tutum demektir. Türkiye, Çin merkezli dijital bir dünya düzenine teslim mi oldu ki TRT, Çin merkezli uydurmaları, Serengeti'de antilopların göçü belgeseliymiş gibi hiç sorgulamadan yayınlıyor?
Kaldı ki Serengeti belgeselleri bile sorgulanmalıdır. Günün 24 saati, aslanların, kaplanların, ceylanları, zebraları, antilopları, geyikleri, ceylanları nasıl parçaladığını seyreden insanlar, bilinçaltında, güçlüye karşı kaçmaktan başka çare olmadığı, üstelik iyi koşanlar kurtulsa bile mutlaka yaşlılardan, sakatlardan yani sürüden kayıpların olacağına şartlandırılmış olmuyor mu? Tıpkı şimdiki şartlandırma gibi…
Salgın konusunda dünyaya dayatılan uydurmalara boyun eğmek, yaşlıları kurban, gençleri rehin vermek, kölelik düzenine razı olmaktır. İnsanlık "virüs" diye kandırılıyor.
İslamiForum.Net sitemizdeki linkleri görebilmek için sitemize buraya tıklayıp üye olmanız veya giriş yapmanız gerekiyor.
Sitemize üyelikler ücretsizdir!
Çevrimdışı
هل أنا حقاً أنا ؟
*
5,259
mesajlar
477
konular
7,525
REP PUANI
Yeni Üye

Sep 2012
(Kayıt Tarihi)
Erkek
(Cinsiyet)
#2
28-04-2020, Saat:03:55 PM
Twitter, Facebook, Youtube, WhatsApp gibi sosyal medya ağları, aslında açık istihbarat kaynağıdır. Bu ağlar içinde yayınladığınız, hayatınız, siyasi, sosyal düşünceleriniz, tercihlerinizle ilgili veriler, yapay zekâ ile değerlendirilmekte ve elde edilen bilgiler, eğilimlerinize göre şimdilik size yönelik reklâm göndermek şeklinde kullanılmaktadır.

Hani, Bill Gates’in, insanların deri altına çip yerleştirmek istemesi hatta daha ileri giderek, molekül düzeyindeki alıcı-verici özelliğine sahip parçacıkları, terapötik aşı dediği yöntemle bütün insanların vücuduna yerleştirmek istemesi söz konusu ya, o görevi şimdilik cep telefonları üzerinden kullandığımız bu tür programlar yapıyor.

***

Covid 19’dan önce 2009 yılındaki domuz gribinin ilaç şirketleriyle işbirliği içinde sürdürülen bir korku kampanyası olduğunu bizzat Dünya Sağlık Örgütü’nün küresel salgınlar dairesinin başkanı itiraf etmişti. Ayrıntısını yazmıştım...

O zaman başaramadılar ama 10 yıl sonra 2019’da, Covid 19 diyerek dünyayı eve hapsettiler. Şimdi aşı propagandası yapıyorlar. Farkındaysanız, elektromanyetik alanların, biyolojik varlıklar üzerinde meydana getirdiği etkinin korona virüsten daha tehlikeli olduğunu gündeme getiren haberler ve bilimsel içerikli konuşma videoları, sosyal medyada sansür ediliyor! Bunlar komplo teorisi ise neden sansür ediyorlar?

***

Bu arada daha yeni olduğum Facebook’ta da yazılarımı paylaşıyorum. Sıkı takipçilerimden Birol Baydar, konuyla ilgili olarak “Biliyorum sizin işiniz değil ama yazılarınıza yapıcı, yön verici çözümleri de ekleseniz araştırmacı, gazeteci ve yazar kimliğinizin yanına düşünür kimliği de eklenmiş olacaktır. Yeterli alt yapınız zaten var.” diye bir mesaj gönderdi.

Ben de kendisine cevaben, Pakistanlı bilim adamı Pervez Hoodboy’ın sözlerini hatırlattım:

“Yapıcı bir değişiklik olması için gerçeklerin bütün açıklığı ile ortaya konulmasından başka çare yoktur.”

İşte ben gazeteci olarak bunu yapmaya çalışıyorum. Tabii gerçekler, çok insanı rahatsız ediyor. Bunun sebebini Texe Marrs adlı yazar “Dark Majesty” kitabında açıklamıştı:

“Yürürlükteki bu korkunç komplonun içeriği, vasat insanları rahatsız ediyor. Konfor sınırlarını sarsıyor. Gerçek, geleneksel düşünce kalıplarının içine sığmıyor ve sosyal olarak ‘doğru’ kabul edilen olgularla örtüşmüyor. Mevcut sistemlere duydukları güven sarsılıyor, duygusal ruh halleri tehdit altına giriyor. Çok sarsıcı ve rahatlarını kaçırıcı olabileceğinden, gerçekle yüzleşmek istemiyorlar. Ancak Soljenitsin’in belirttiği gibi; cesur bir insanın atacağı en basit adım, bir yalanın parçası olmamaktır. Gerçeğin bir kelimesi bile tüm dünyaya bedeldir...”

Ben, küresel yalanların parçası değilim, Dünya Sağlık Örgütü’nün veya Türkiye Sağlık Bakanlığı’nın basın sözcüsü de değilim.

Bu sebeple, yürürlüğe konulmuş komployu, insanlara göstermeye çalışıyorum.

***

Zaten artık, komplo gizlenemez boyutlara varmıştır. Washington Times gazetesi, üst üste iki manşetle açıkça Bill Gates ve Fauci’yi, demokrasiyi ve özgür düşünceyi yok etmeye çalışmakla suçladı.

Gazete, manşetten “Amerika'nın geliştirdiği özgürlükleri yok etmek için bu adamları kim seçti?” diye sordu.

Gazete, Bill Gates’in in Ocak 2019'da “biyometrik tabanlı bir tanımlama ve izleme sistemi” projesini açıkladığını ve sistemi 1.3 milyar nüfuslu Hindistan’da uygulamaya başladığını da yazdı.

Gazete, Amerikan sağlık sistemini yöneten Fauci’nin “Amerikalılar için corona virus bağışıklık kartları kullanılması tartışılıyor.” dediğini ve Amerikalıların bu korkunç komplo karşısında savunmasız olduğunu bildirdi. Okur yorumlarında ise sığırların kulağına takılan ve kimliklerini belirten küpeler gibi insanlara da çip yerleştirmek istedikleri için Bill Gates ve Fauci’nin tutuklanması isteniyor.

Bilgilerinize sunulur..


Hızlı Menü:


Görüntüleyenler: 1 Ziyaretçi