You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

BATI’NIN ANLADIĞI CİHAT VE ŞERİAT

BATI’NIN ANLADIĞI CİHAT VE ŞERİAT

Acemi Üye
BATI’NIN ANLADIĞI CİHAT VE ŞERİAT
Ortadoğu’da radikal örgütlerin sayılarının artmasıyla beraber cihat, şeriat gibi kavramlar daha çok konuşulur, daha çok merak edilir oldu. Bu radikal grupların İslam’ı yanlış uygulamaları, özellikle Batı tarafından İslam’ın kan döken, insan haklarını kısıtlayan, baskıcı bir din olarak tanımalarına neden olmaktadır. Oysa farklı mezheplerden ve inanışlardan bu grupların uyguladığı ahlakın Kuran ve Peygamberimiz (sav)’in sünnetiyle alakası yoktur.

Şimdi bu kelimelerin Kuran’daki manalarına bakalım. Şeriat, gidilen yol manasına gelip, Allah Müslümanlara şeriat olarak İslam’ı seçmiştir. İslam insanın nasıl davranışlarda bulunursa mutlu, huzurlu ve güven içinde olacağını haber vermektedir. Bu yüzden inancından dolayı bir insanı değil katletmek, kötü söz söylemek bile Kuran ahlakına uygun bir tavır değildir. Peygamberimiz (sav) ve sahabenin Musevi ve Hristiyanlara hoş görülü tavırları bilinen bir konudur. Hatta Hz. Muhammed (sav) Necran Hristiyanları kendini ziyarete geldiklerinde abasını oturmaları için altlarına sermiştir. Yine birçok bağnaz Müslümanın söyledikleri, bunlar Peygamberimiz (sav)’in hadislerdir diyerek iftira attıkları haramların birçoğu da Kuran’da yoktur. Yüce Allah Kuran’da haramları çok kısa olarak bizlere bildirmiştir.Rabbimiz bir ayetinde Kuran’da olmayan birçok haramlar türetenleri şöyle uyarmaktadır:

Dillerinizin yalan yere nitelendirmesi dolayısıyla şuna helal, buna haram demeyin. Çünkü Allah'a karşı yalan uydurmuş olursunuz. Şüphesiz Allah'a karşı yalan uyduranlar kurtuluşa ermezler. (Nahl Suresi, 116)

Özetle Rabbimizin bizlere seçtiği şeriat olan İslam’da öfke, kin, düşmanlık, sevgisizlik, adaletsizlik, hoşgörüsüzlük, kavga, savaş yoktur. Bunların yerine güzel olan herşey; sanatın her dalı, bilim, kalite, sevgi, hoşgörü, kardeşlik, saygı, merhamet, adalet, demokrasi, yardımlaşma, barış vardır. Şu halde bugün Ortadoğu’da Kuran’daki İslam’ı uygulayan kaç ülke vardır diye bir soru aklımıza gelebilir?Ortadoğu’da İslam ülkesi olarak bilinen ülkelerin hiç birinde Peygamberimiz (sav)’in uygulamaları, Kuran’ın hükümleri doğru olarak yaşanmamaktadır.

Şimdi de cihat kavramını inceleyecek olursak; Kuran’da Allah yolunda cehd etmek yani çaba harcamak olduğunu görürüz. Ancak yine bağnaz zihniyet bazı uydurma hadislerle cihat kavramını tüm dünyaya savaş, acımasızlık, kendinden olmayanı öldürme, asma, kesme olarak tanıtmışlardır. Cihat en güzel sözle İslam’ı tebliğ etmektir. Dinde zorlama münafıklığı getirir. Bu yüzden korkuyla bir insanın İslam’ı seçmesinin Allah katında hiçbir değeri olmamaktadır. Kısacası baskıyla yapılan tebliğin kişinin ahiretinden yana bir faydası bulunmamaktadır.Kuran’da bunun çokça örneği vardır. Hz. Musa kıssasında Rabbimiz Hz. Musa ve kardeşi Hz. Harun’uFiravun’a dahi yumuşak sözle tebliğ etmesini emretmektedir.

"İkiniz Firavun'a gidin, çünkü o, azmış bulunuyor. Ona yumuşak söz söyleyin, umulur ki öğüt alıp-düşünür veya içi titrer-korkar." (Taha Suresi, 44)

Peki nasıl oldu da Müslümanların büyük bir bölümü bu kavramları ve İslam’ı yanlış öğrendi? Bu sorunun cevabı “Atalar dininde” gizli. Atalar dini, kişinin İslam’ı Kuran’dan değil de alim olarak gördüğü bazı bağnaz hocalardan ve çevresinden duyduklarından hayatına hiç sorgulamadan uygulamasıdır. Rabbimiz bir ayetinde Müslümanların çoğunluğunun imanlarına şirk katacaklarını şöyle haber vermiştir:

Onların çoğu Allah'a iman etmezler de ancak şirk katıp-dururlar. (Yusuf Suresi, 106)

Ancak şirk koşarak iman eden insanları yok etmeye çalışmak da (bombalamak, savaş yapmak) bir çözüm yolu değildir. Bu insanlar cahil oldukları için bugün bu hal üzerindedirler. Bu yüzden İslam’ı tebliğde en güzel yol Allah’ın hükümlerini Kuran’a ve Peygamberimiz (sav)’in değişmeyen hadislerine dayandırarak anlatmaktır. Bunun için bir tek İslam dünyası değil, Kitap Ehli de seferber olmalı, birlikte hareket edilmelidir.Kuran Mucizeleri, Kuran’ın gerçek hükümleri, güzel ahlak, iman hakikatleri bilimsel yollarla seminerler ve toplantılar düzenleyerek anlatılmalıdır.
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.