Forum Gündemi:

Konu Başlığı : AYDINLIĞIN SAVAŞÇILARI...

*
Bu konu; tarihinde açılmış olup, 0 defa yorumlanmıştır.
Konu Sahibi : çakyamuni
Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 0/5 - 0 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Çevrimdışı
General
*
4,661
mesajlar
2,203
konular
1,278
REP PUANI
Yeni Üye

Aug 2011
(Kayıt Tarihi)
Erkek
(Cinsiyet)
#1
23-01-2018, Saat:11:01 PM
‘’’’Bu kavga Hilal ile Haç’ın kavgasıdır! Hilal’in altında bir olun! Çok kalabalık olacağız! Göreceksiniz!’’’’

Cemil Meriç

Aydınlık için karanlıkta savaşanlar adına konuşuyorum: Maksadım tefrika yaratmak değil. Böyle bir şey yapan zaten namussuzdur. Ama susturamadığım, susması için baskı yapamadığım bir vicdanım var. Çünkü ben insanım! Ve insan olan benim içimde isyan eden bir ben var. Geçelim! Şu bir hakikattir; bu vatan uğruna canını ortaya koyan kınalı kuzularda, onlara dualarıyla kuvvet aşılayan analar da, bu vatanın gariban insanlarıdır kahir ekseriyetle. Bunların aksine, bu vatanın kaymağını yiyenler de, mütemadiyen keyfince tepinenler de, bu vatan uğruna can verenleri ve can verenlere can olanları tahkir ve tezyif edenler de, olur olmaz zamanlarda domuz gibi böğürenler de, kompradorlardır. Bir can veriliyor mu vatan uğruna? Birileri bu canı veriyor mu vatanın uğruna? Birileri de onlara manevi kuvvet oluyor mu? Her şehit cenazesi toprak damlı evlerin önünden kalkıyor mu? Bu insanlar gariban insanlar mı kahir ekseriyetle? Bedelliye verecek paraları olmayan, toprak damlı evlerde yaşayan, üç kuruşla maişetlerini idame ettiren, işlerini bin bir güçlükle hal yoluna koymaya çalışan insanlar mı bunlar? Hepsi safi Anadolu çocukları mı? Yaşamdan fazla bir tat alamayan insanlar mı? Hatta yaşatmak adına yaşamdan feragat eden insanlar mı? Tüm bu soruların cevabı, kesinlikle ve kesinlikle evettir. Ortada gizlenmesi ve öldürülmesi imkânsız bir hakikat vardır. Ve bendeniz hakikati çok severim, yüreğimi cehennem ateşi gibi yaksa da ve dahi hakikatin tatbikinden sonsuzcasına haz alırım, çünkü hakikatin tatbiki de cennetimdir. Birileri orda canları uğruna, karanlığın ve belirsizliğin tam göbeğinde buraya aydınlık göndermek uğruna savaşırken, birileri bu tarafta yiyip, içip, tepinip, kusmaktadırlar. Yani savaşanların gönderdikleri aydınlığın içinde yaşamın tadını çıkarmaktadırlar. Tabi böyle yaşamak, yaşamaksa! Öyleyse bedelini de ödemek zorundadırlar, ödeyeceklerdir, ödetilmelidir. O kınalı kuzuların savaş ortamında olsalar dahi, her türlü eksiklikleri ve ihtiyaçları, bu tarafta keyif çatan kompradorlara karşılatılmalıdır. Bunun insan haklarına ve hukuka münafi bir tarafı kesinlikle yoktur ve olamaz. Devlet, mevcudiyetinin hücceti ve kudretinin tecessümü adına bu bedeli ödetmelidir, icap ediyorsa demir yumruğunu indirmelidir. İşte o zaman hak yerini bulacak, vicdanlar teskin olacaktır. Çünkü o zaman daha bir yücelecek gönüllerde. Daha bir umut yükleyecek gönüllere. Ve daha bir rahat konacak başlar yastıklara. Allah, kınalı kuzuları sıyanetine alsın ve tek birinin canı bedeninden ayrılmasın ve hiçbir ocağa ateş düşmesin amma ve lakin bu bir savaştır ve savaşın içinde kuşkusuz şehadette gizlidir ve çok tabiidir bu. Ve vatan uğruna savaşmak asla ve kata maddeyle kıyaslanamaz ama hayatında, katı ve sert gerçekleri vardır. Öyleyse, bu savaş ortamında, bu vatan uğruna canından vazgeçip şahadet şerbetini içmiş ya da herhangi bir azasını kaybedip gazi olmuş ve bu vatanın tüm sathını aydınlığa gark eylemiş her şehidin ve gazinin ailesine minimum 1 trilyon ve aylık minimum 5 bin Türk Lirası verilmelidir ve bu, aydınlığın tadını çıkaranlardan, başları gövdeleri üstünde duranlardan alınmalıdır. Bu parayı, bu vatan hür ve bağımsız olduğu için kolayca kazanan ve kazandığını kasasına indiren ve kasasına indirdiği paralarla zevk-ü sefa içerisinde dem süren kompradorlar vermek zorundadırlar. Devlette, icap ediyorsa metazori almak zorundadır.

Ey mazlumların hamisi, zalimlerin düşmanı olan Yüce Rabbim! Düşmanın üstüne korku sal, mazlumun yüreğini umutla doldur. Bu kutsal toprakların, insanlığın sığınağı olan son adadın, kavruk yüzlü yağız ve yiğit evlatlarını havada, karada ve denizde muvaffak ve muzaffer eyle, düşmanı zelil eyle. Uzak iklimlerden gelip, mazlumların yurtlarını yurt eylemeye cüret eden zalimleri Kahhar isminle kahreyle. Yüce Türk ordusunu havada, karada, denizde sıyanetine al.
HER ŞEYİ SORGULA. 
VATAN-AHLAK-ADALET.
DÜŞÜNCEYLE SAVAŞMAK YÜCELTİR.


Hızlı Menü:


Görüntüleyenler: 1 Ziyaretçi