Forum Gündemi:

Konu Başlığı : ALLAH DOSTLARININ ÖZELLİKLERİ

*
Bu konu; tarihinde açılmış olup, 10 defa yorumlanmıştır.
Konu Sahibi : ssdkl
Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 0/5 - 0 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Çevrimdışı
Üye
*
139
mesajlar
32
konular
20
REP PUANI
Yeni Üye

Jun 2016
(Kayıt Tarihi)
Erkek
(Cinsiyet)
#1
01-07-2016, Saat:07:04 PM
İslamiForum.Net sitemizdeki linkleri görebilmek için sitemize buraya tıklayıp üye olmanız veya giriş yapmanız gerekiyor.
Sitemize üyelikler ücretsizdir!
... ALINTI

İnsanlar arasında Allah dostları bulunduğu gibi şeytanın da dostları vardır.
Biz burada, sırasıyla, Allah’ın (celle celaluhu) dostlarının özellikleri ve onları tanıma yollarını, sonra da şeytanın dostlarının saptırıcı ve atlatıcı ikiyüzlülüklerini izah etmeye çalışacağız.

Allah’ın dostları; sadece Allah’tan korkarlar. “Hiçbir kınayıcının kınamasından korkmazlar.” Onlar, yaşadıkları sürece yalnız Allah’a tevekkül ederler. Onlar, sadece Allah’ın emirlerine itaat eden müminlerdir. Bu konuda Allah Teala şöyle buyurur;

“(İyi bilinmelidir ki) Allah’ın dostlarına hiçbir korku yoktur ve onlar üzülecek de değildirler. Onlar, iman edip (gerektiği gibi Allah’tan) sakınanlardır.” (Yunus, 63)
Ebu Hureyre (radıyallahu anh) Allah’ın Resulünden şunları nakleder: “Yüce Allah’ım bana buyurdu ki: ‘Kim benim bir dostuma düşmanlık ederse bana karşı savaş açmıştır. Kulum bana ancak emrettiğim ve farz kıldığım ibadetle yaklaşır. Ve devamlı nafile ibadetlerle bana yakın düşer. Öyle ki ben de onu sevmeye başlarım. Onu sevince de duyan kulağı, gören gözü, tutan eli, yürüyen ayağı olurum. Artık o benimle duyar, benimle görür, benimle tutar, benimle yürür. (Yani görmesi, işitmesi, tutması ve yürümesinde hep benimledir, benim rızamı düşünür.) Benden bir şey isterse elbette ki veririm. Bana sığınırsa onu korurum...” (Buhârî)



Tirmizi’nin kaydettiği bir hadiste şöyle buyrulmuştur: “İman konusunda en sağlam tutanak, Allah için sevmek, Allah için buğzetmektir.”
Ebu Davud’un kaydettiği bir hadiste de şöyle buyrulmaktadır:
“Kim Allah için sever, Allah için buğzeder, Allah için infak ederse gerçekten de o kimse imanını tamamlamıştır.”

Örnek insanlar; İmamlar, önderler

İslam tarihi, sabır abidesi olan Allah dostlarının şerefli ve erdemli örnek davranışlarıyla doludur. Resul-i Ekrem (aleyhissalatu vesselam) ve Sahabe-i Kiram’dan sonra, bu konuda en güzel örnek, İmam Ebu Hanife’dir (rahmetullahi aleyh). O, yaşamıyla ve ilmi ile amil olması noktasında, bizim için güzel bir örnektir.

Hadisteki tabirle, “Isırıcı” (Eduden)* müslüman sultanlar, kendisinden Şeyhülislam olmasını istemiş ve bu konuda hayli ısrarcı olmuşlardır. Ama İmam Ebu Hanife, tüm ısrarlara rağmen reddetmiş ve “Ben sizin bidat ve zulmünüze ortak olamam” demiştir. Bunun üzerine, İmam Ebu Hanife zindana atılmış ve kendisine her gün yüz sopa vurulmuş ama asla inandığından taviz vermemiştir. Ve yapılan tüm işkencelere rağmen kabul etmeyip şehit olmuştur.

Allah dostlarının bir başka özellikleri de yapacakları bir yanlışın veya sığınacakları bir ruhsatın, kendilerinden sonra gelecek müslümanlara yanlış bir örnek teşkil edecek olmasıdır. Esasında, bir insan çok eziyet görse “elfazu küfr” (dinden çıkaran sözler) dahi söyleyebilir. Ama önder olan Allah dostları, buna bile tevessül etmemişlerdir. Canları pahasına da olsa hakkı söylemekten çekinmemişlerdir.

Benzer baskılara maruz kalan İmam Şafii (r.aleyh), Yemen’den at üzerine bağlanarak ta Bağdat’a kadar getirilmişti. O Bağdat’ta attan indirilirken, ölü mü sağ mı belli değildi. Ama onca eziyete rağmen, vaziyete göre hareket etmedi. Daha sonra, Mısır’a sürgün edilmiş ve geri kalan ömrünü orada geçirmişti. Bu konuda çokça örnekler vardır.

İmam Musa Kazım’ın zindanda zehirletilerek şehit edilmesi; İmam Rabbani’nin Ekber Şah’a karşı şanlı kıyamı; Büyük mutasavvıf Feridüddin Attar’ın Tatarlara karşı verdiği mücadele ve şahadetiyle sonuçlanması gibi daha nice örnek, tarihimizin sayfalarında yer almaktadır.

Buradan da anlaşılıyor ki Allah dostları, dünya hayatının bir misafirhane olduğunu yakinen bilmişler ve gerçek hayatın ahiret yurdu olduğunu ve asıl orası için çalışılması gerektiğini bize hayatlarıyla ispat etmişlerdir. Onların hayatlarının tek bir gayesi vardır. Allah’a hakkıyla kul olmak ve hayatları boyunca “emri bil maruf ve nehyi anil münker” müessesesini diri tutmak.

Veliler feraset sahibidir

Bizim inancımıza göre, Allah’ın veli kulları masum (günahsız) değildirler. Onlar da hata yapabilirler. Ama Allah’ın bir fazlu keremi olarak hata yapmazlar. Yaparlarsa da hemen istiğfar ederler. Onlar kendi hayatlarının farkındadırlar. Asla gaflette kalmazlar.

İlimleriyle amil olmalarından ve daima Allah’ı zikretmekten dolayı feraset sahibidirler. Müslümanların leh veya aleyhinde olabilecek şeyleri öngörüleriyle bilirler. Müslümanlara rehberlik ederler ve hiçbir zaman bulundukları konumdan veya aşırı teveccühten enaniyete düşmezler. Onlar cömerttirler, cesurdurlar, acze ve yeise düşmezler. Dünya malına meyil etmezler. Onlar kanaatkâr insanlardır.

Bir insanın Allah dostu olması için illa keşfu keramet sahibi olması gerekmez. En büyük keramet, İslam’a tam ittibadır. Onlar canlı bir şekilde İslam’ı yaşarlar. Allah dilerse onlara keramet de nasip eder. Bu, Allah’ın onlara olan bir yardımıdır.

Bir Allah dostu, bir anda birkaç yerde bulunabilir. Hatta bir saniyede, dünyanın öbür ucuna dahi gidip gelebilir. Ama yine de Allah dostlarının en belirgin özellikleri, İslam’ın zahirine tam bir teslimiyettir.

Allah dostlarının meşrepleri önemli değildir. İstisnai durumlarda, herhangi bir tasavvuf mektebine bağlı dahi olmayabilirler. Bununla beraber, İslam âleminde Müslümanlara rehberlik edenlerin çoğu, tasavvuf mekteplerinde yetişmişlerdir.

Sözleri tesirlidir

Rivayet edilir ki, Emirül Müminin Harun Reşid, büyük sofi Fudayl bin İyad’ı ziyaret etmek istemiş ama Fudayl bu isteğini geri çevirmiştir. Harun Reşid ısrar etmiş ve emri vaki yaparak evine gitmiştir. Fudayl bin İyad kapıyı açmaz. Harun Reşid:
— Ey Fudayl! Ben Müslümanların emiri Harun Reşid. Vallahi sen kapıyı açıncaya kadar kapıyı çalar dururum ve beklerim, der. Bunun üzerine Fudayl:
— Bekle ışığı söndüreyim ve öylece gir içeri der. Harun Reşid içeri geçer ve hasır üzerine oturur. Ve Fudayl’a hitaben:
— Ey Fudayl, niye ışığı kapattın ve karanlıkta oturuyoruz, der. Fudayl:
— Zalimlerin yüzüne bakmak, kasavetül kalp (kalp katılığı) yapar onun için söndürdüm der. Ve başlar Harun Reşid’in yanlışlarını saymaya, yaptığı haksızlıkları, hayatındaki israfı tek tek anlatır. Harun Reşid o kadar ağlamış ki gözyaşlarının hasır üzerine düşüşünün sesini yanındaki herkes duymuş.



İşte, Allah dostlarının bir özelliği de nasihatlerinin kalplere tesir etmesidir.
Çevrimdışı
Üye
*
239
mesajlar
1
konular
64
REP PUANI
Yeni Üye

Jan 2015
(Kayıt Tarihi)
Kız
(Cinsiyet)
#2
02-07-2016, Saat:01:25 AM
Allah dostları ne demek..?

Allah 'ın dostu ve düşmanı..! Nasıl bir ifade bu Allah aşkına. Paylaşmış olduğunuz Yunus suresi ayet 62-63 ve 64 de şöyle buyrulmakta;

‘‘Dikkat et! "EVLİYA 'MA" korku yoktur; "Onlar" üzülmeyeceklerdir de.’’
Yunus 62

"Onlar", İman edip de Takvâya ermiş olanlardır.
Yunus 63

"Onlar" için dünya hayatında da ahirette de “Müjde” vardır. Allah’ın buyruğunda asla değişme yoktur. İşte bu, büyük kurtuluşun kendisidir.
Yunus 64


Evliya ' kelimesinin mana karşılığı dost demek değil, yine Evliya 'dır..!

Bakınız, Hz. Kuran 'da dost kelimesi nerede ve nasıl ifade edilmiş;


وَمَنْ أَحْسَنُ دِينًا مِّمَّنْ أَسْلَمَ وَجْهَهُ لله وَهُوَ مُحْسِنٌ واتَّبَعَ مِلَّةَ إِبْرَاهِيمَ حَنِيفًا وَاتَّخَذَ اللّهُ إِبْرَاهِيمَ خَلِيلاً

Ve men ahsenu dînen mimmen esleme vechehu lillâhi ve huve muhsinun vettebea millete ibrâhîme hanîfâ(hanîfen). Vettehazallâhu ibrâhîme halîlâ(halîlen).

1. ve men : ve kim
2. ahsenu : ahsen, en güzel, daha güzel
3. dînen : dîn bakımından, dînen
4. mimmen (min men) : o kimseden
5. esleme : teslim etti
6. veche-hu : onun vechi, kendi fizik vücudu
7. li allâhi : Allah'a
8. ve huve : ve o
9. muhsinun : muhsindir
10. ve ittebea : ve tâbî oldu
11. millete : topluluk, dîn
12. ibrâhîme : Hz. İbrâhîm
13. hanîfen : hanif olarak, tek Allah'a inanarak
14. ve ittehaza : ve edindi
15. allâhu : Allah
16. ibrâhîme : Hz. İbrâhîm
17. halîlen : dost


Şimdi size soruyorum..! Paylaşmış olduğunuz ayette geçen ve sizin dost diye ifade ettiğiniz "Evliya" kelimesinin, yukarıdaki ayette geçen "halila" veya "halilen" kelimeleri ile ne gibi bir bağlantısı vardır..?

Bunu açıklayabilecek misiniz..?

Çevrimdışı
Üye
*
139
mesajlar
32
konular
20
REP PUANI
Yeni Üye

Jun 2016
(Kayıt Tarihi)
Erkek
(Cinsiyet)
#3
02-07-2016, Saat:11:52 AM
evliya ne demek
Çevrimdışı
Profesör
*
6,201
mesajlar
151
konular
6,131
REP PUANI
Yeni Üye

Oct 2014
(Kayıt Tarihi)
Erkek
(Cinsiyet)
#4
02-07-2016, Saat:07:29 PM
evliya


1.ermiş kimseler, erenler, veliler.
2.yatır
İslamiForum.Net sitemizdeki linkleri görebilmek için sitemize buraya tıklayıp üye olmanız veya giriş yapmanız gerekiyor.
Sitemize üyelikler ücretsizdir!


RABBİME muhabbet ve nuruna emanet olun,
dualarınızı beklerim.

Yollar boşaldı artık, Yolcular buldu vaha
Yolcular gitmesede yollar gider ALLAHA
Çevrimdışı
Üye
*
239
mesajlar
1
konular
64
REP PUANI
Yeni Üye

Jan 2015
(Kayıt Tarihi)
Kız
(Cinsiyet)
#5
03-07-2016, Saat:01:42 AM
Evliya (tekil) : İrşad makamını haiz kişi,

Evliya (çoğul) : Velîler demektir.

Veli kelimesinin karşılığı ise :

1. Bir çocuğun her türlü durumundan ve davranışlarından sorumlu kimse.
2. Ermiş, Eren, Evliya.

Veli kelimesinin karşılığı da eğiten, yetiştiren, koruyan, gözeten kimse demektir. Evliya 'nın tekil manası olarak dost, çoğul manası olarak Veliler olarak nasıl ifade edile biliyor.?

Kısaca Evliya 'lar, Peygamber varisleridir. Abdulkadir Geylani, Şems-i Tebrizi, Mevlana Celaleddin-i Rûmi; Hacı Bayram-ı Veli, Hacı Bektaşi Veli, Seyyid Ahmed-el Bedevi ve daha niceleri..

Bu şahsiyetlerin dünyada vazifesi ne ise, Evliyaullah 'ın vazifesi işte bu..

Peygamber efendimize Ashab-ı kiramdan Evliya 'nın ne olduğu sorulduğunda buyurdular ki: "Onlar öyle kişilerdir ki; görüldükleri zaman Allah-û Teala hatırlanır".

Dost kelimesi, Evliya için değil, Kuran 'da Allah 'ın Zatı için kullanılmıştır.

Göklerin ve yerin mülkü Allah 'ın dır. Yaşatan, öldüren O 'dur. Sizin Allah 'tan başka bir "dost" ve yardımcınız yoktur.
Tevbe 116

Kuran 'da geçen Evliya kelimesine dost denildiği zaman, ayetin manası yüz seksen derece değişmekte. Kuran 'da farklı ayetlerde geçen Evliya kelimesi, irşat eden, terbiye eden, eğiten, öğreten, yol gösteren manasınadır.

Evliya 'nın karşılığı mana olarak dost demek değildir.

...
*
8,556
mesajlar
417
konular
5,975
REP PUANI
Yeni Üye

Oct 2014
(Kayıt Tarihi)
Erkek
(Cinsiyet)
#6
03-07-2016, Saat:02:12 AM
Fure_06?
.











“Hayat tiyatro gibidir, en kötü insanlar, en iyi yerlerde otururlar.”
Aristofanes
Çevrimdışı
Üye
*
239
mesajlar
1
konular
64
REP PUANI
Yeni Üye

Jan 2015
(Kayıt Tarihi)
Kız
(Cinsiyet)
#7
03-07-2016, Saat:02:40 AM
Nitekim kendi içinizden size ayetlerimizi okuyan, sizi temizleyen, size Kitabı ve hikmeti ve bilmediklerinizi öğreten bir "ELÇİ" gönderdik.
Bakara 151

‘‘Ey inananlar, müminleri bırakıp da kafirleri ‘‘EVLİYA’’ edinmeyin. Allah ’a aleyhinizde apaçık bir delil mi vermek istiyorsunuz.’’
Nisa 144

Allah kime hidayet ederse, işte o, hakka ulaşmıştır, kimi de hidayetten mahrum ederse artık onu doğruya yöneltecek "MÜRŞİT" bulamazsın.
Kefh 17

Rabbin, kendilerine ayetlerimizi okuyan bir "RESULÜ" memleketlerin ana merkezine göndermedikçe, o memleketleri helak edici değildir. Zaten biz ancak halkı zalim olan memleketleri helak etmişizdir.
Kasas 59

‘‘Sizden herhangi bir ücret istemeyen bu kimselere uyun. Çünkü onlar hidayete ermiş kimselerdir.’’
Yasin 21

Biz elçileri sadece müjdeciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. Kim inanır ve uslanırsa onlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.
Enam 48

Kuran diyor ki, Nebi, Peygamber, Elçi, Resul, Uyarıcı, Mürşit, Veli, Evliya..! Bu kadar bariz, net bir uyarıyı görmezden geldiğimizi ne zaman fark edeceğiz.?

Peygamberlerin hayatta olmadıkları her dönemde Evliya vardı, Peygamber varisleri olarak var oldular. Kıyamete kadar da Evliya 'lar var olacaktır, hiç şüpheniz olmasın.

Bilinçli veya bilinçsiz, birisi Evliya 'yı, dost diye tefsir etmiş ve bu yanlış hala devam edip gitmekte. Ehli kitap ile araya duvar örülmekte, Allah 'ın Kuran 'da evvelki kitaplara iman edin buyurduğu iman, maalesef ki günümüzde zafiyete uğramakta..

İmanın olmazsa olmazı, kitaplara iman, Resullere iman boyutunda çok büyük tahribat yapılmakta.

Maide 5 ayetinde açıkça;

“Bugün size temiz ve iyi şeyler helal kılınmıştır.
Kendilerine kitap verilenlerin yiyeceği size helaldir.
Sizin yiyeceğiniz de onlara helaldir.
Mümin kadınlardan iffetli olanlar, daha önce kendilerine kitap verilenlerden iffetli kadınlar da namuslu olmak, zina etmemek ve gizli dost tutmamak üzere, mihirlerini vermeniz şartı ile size helaldir.
Kim inanmayı kabul etmezse onun ameli boşa gitmiştir.
O ahirette de ziyana uğrayanlardandır.”


Buyrulduğu halde hala yanlış üzerine yanlışla kurulan bu inşaadan Allah ümmet-i Muhammedi kurtarsın.

Tekrar ediyorum kardeşim; Evliya kelimesinin Evliya 'dan başka karşılığı yoktur.

Evliya, dost demek değildir..!

Çevrimdışı
Üye
*
139
mesajlar
32
konular
20
REP PUANI
Yeni Üye

Jun 2016
(Kayıt Tarihi)
Erkek
(Cinsiyet)
#8
03-07-2016, Saat:12:18 PM
tamam
Çevrimdışı
Üye
*
139
mesajlar
32
konular
20
REP PUANI
Yeni Üye

Jun 2016
(Kayıt Tarihi)
Erkek
(Cinsiyet)
#9
03-07-2016, Saat:12:18 PM
ALLAH RAZI OLSUN
Çevrimdışı
Üye
*
239
mesajlar
1
konular
64
REP PUANI
Yeni Üye

Jan 2015
(Kayıt Tarihi)
Kız
(Cinsiyet)
#10
03-07-2016, Saat:03:43 PM
(03-07-2016, Saat:12:18 PM)ssdkl Adlı Kullanıcıdan Alıntı: İslamiForum.Net sitemizdeki linkleri görebilmek için sitemize buraya tıklayıp üye olmanız veya giriş yapmanız gerekiyor.
Sitemize üyelikler ücretsizdir!
ALLAH RAZI OLSUN

Allah cümlemizden de razı olsun.

Bir hususu daha belirtmek isterim. Hz. Allah üstünlüğü takvaya bağlamıştır nedenini hiç düşündük mü.? Allah 'ı ne zannediyoruz ki, dostu olalım, düşmanı olalım. Bu ifade, Allah 'ı gerçek manada bilmediğimizin, bilemediğimizin eseridir.

Hz. Resulullah bu konuda;

“Allah indinde en şerefliniz "takva" 'ca en ileri olanınızdır. Arabın, Arap olmayan üzerine bir üstünlüğü yoktur. Arap olmayanın da Arap üzerine bir üstünlüğü yoktur. Beyaz derili olanın siyah derili üzerine bir üstünlüğü yoktur, siyah derili olanın da beyaz derili üzerine bir üstünlüğü yoktur. Üstünlük sadece "takva" iledir.” buyurmakta.

Ayette;

“Allah katında sizin en üstününüz en takvalı olanınızdır.” buyrulmakta.
Hucurat 13

Bakınız Yunus 62 ve 63 ayetlerde birbirini devamen şöyle buyrulmakta;

‘‘Dikkat et! EVLİYAMA korku yoktur; onlar üzülmeyeceklerdir de.’’
Yunus 62

Onlar, İman edip de Takvaya ermiş olanlardır.
Yunus 63

Onlar için dünya hayatında da ahirette de “Müjde” vardır. Allah ’ın buyruğunda asla değişme yoktur. İşte bu, büyük kurtuluşun kendisidir.
Yunus 64

Kardeşim yalnızca okumayalım, okuduğumuzu inşaallah anlayalım, idrak etmeye çalışalım, tefekkür edelim..

Allah 'a emanet olunuz.



Hızlı Menü:


Görüntüleyenler: 1 Ziyaretçi