Forum Gündemi:

Konu Başlığı : AHİR ZAMANDA OLDUĞUMUZU UNUTMAK

*
Bu konu; tarihinde açılmış olup, 0 defa yorumlanmıştır.
Konu Sahibi : Selda Kural
Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 0/5 - 0 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Çevrimdışı
Acemi Üye
*
19
mesajlar
14
konular
12
REP PUANI
Yeni Üye

Jan 2020
(Kayıt Tarihi)
Kız
(Cinsiyet)
#1
21-01-2020, Saat:06:10 PM
Günümüzde pekçok insan dünyanın koşuşturmacasına dalıp, Allah’ın bizler için yarattığı güzelliklere ülfet (alışkanlık) perdesi ile bakmaktadır.Önümüzden geçen sevimli bir kedi yavrusu, günlük hayatımızı kolaylaştıran araçlar, bazen günün yorgunluğunun ardından içtiğimiz bir bardak kahve, rahatımız için yaratılmış koltuklar, yataklar, bizi kışın soğuktan, yazın sıcaktan koruyan elbiselerimiz... pekçok insan için sıradan ve önemsiz şeyler haline gelmiştir.

Hayatımızda ülfet haline gelen konular günlük yaşantımız ile de sınırlı değildir. Dünyada bulunuş amacımız, ölüm, ahiret, ahir zamanda olmamız, Peygamberimiz (sav)’in ahir zaman ile ilgili bildirdiği hadislerin mucizeleri de ne yazık ki ülfet haline gelmiştir.

İnsan bir hikmet üzere ülfete açık olarak yaratılmıştır. Bu yüzden Müslümanın dikkatini tamamen Allah’a verip, şeytanın etkisinden kurtulması hayatidir. Nitekim Peygamberimiz (sav)’in günümüz yani ahir zaman ile ilgili haber verdiği olayların büyük bir kısmının gerçekleşmesi görülemeyecek bir konu değildir. İnsan ancak Allah’ı unutup şeytanın etkisine girdiğinde bu konuları önemsiz olarak görür.Bazı kimseler ise bu mucizelerin farkında olmalarına rağmenahir zaman olaylarını sıradan olaylarmış gibi göstererek Müslümanları oyalamaktadırlar.Bunun için bazı propaganda yöntemleri denemektedirler. Örneğin ahir zaman alemetlerinin tarihte de benzerleriyle oluştuğunu, günümüzdeki olayların da benzer olduğu telkinini vermektedirler.

Oysa ahir zaman alametleri Peygamberimiz (sav)’in de haber verdiği üzere“Kıyamet alametleri birbirini takiben meydana gelir. Bir dizideki boncukların art arda kopması gibi.” (Ramuz-El Ehadis, 277/6; Camiü's-Sagir, 3/167)ve en şiddetli halleriyle gerçekleşecektir.

Bazı kimseler ise bununla ilgili hiçbir delilleri olmadığı halde ahir zamanın çok zaman sonra gerçekleşeceğini söylemektedirler. Günümüzde yaşanan savaşları, acıları, fakirliği, mazlumların ezilmesini, kadıların aşağı görülmesini, çocukların ve yaşlıların göz kırpmadan öldürülmelerini sıradan olaylar olarak görüp, “bunlar normal” diyerek Müslüman alemini pasifize etmeye çalışanlar çok büyük bir yanılgı içersindedirler.

Rabbimiz yeryüzünde yaşanan hiçbir olayı amaçsız yaratmamaktadır. Hepsinde düşündüren hikmetler vardır. Ahir zaman alametlerinin de yoğun bir şekilde günümüzde yaşanması, dünyada yaşanan siyasi gelişmeler, ülke ekonomilerinin çökmesi, terör konusunda gidilen çözümsüzlük, Müslümanların kendi kardeşlerini kendi elleriyle öldürmeleri... Hz. Mehdi ve Hz. İsa’nın gelişinin habercileridirler.

Ahir zaman hadiseleri Müslümanlar için üzüntü verici değil, müjdelenmeleri ve şevklenmeleri gereken harika olaylardır. Çünkü ahir zamanın yaşanmasıyla birlikte gelecek olan Hz. Mehdi ve Hz. İsa yeryüzüne tekrar İslam’ı hakim kılacak, Allah’ın nurunun tamamlanmasına vesile olacaklardır. Bu yüzden Müslümanlar Deccal’in bir oyunu olan “ahir zamanı unutturma” propagandasına kanmamalı,dikkatini yoğunlaştırarak bu kutlu zamanın müjdesini yaymalıdırlar.

Kıyamet yaklaştığı zaman ve müminlerin kalbi; ölüm, açlık, fitneler, sünnetlerin kaybolması, bid'atlerin ortaya çıkması, emri bil maruf ve nehyi anıl münker (iyiliği emredip kötülükten menetme) imkanlarının kaybolması gibi sebeplerle zayıfladığı zaman benim evlatlarımdan Mehdi ile Cenab-ı Hak sünnetleri ihya eder. Onun adalet ve bereketi ile müminlerin kalbi ferahlar, Acem (Arap olmayan) ve Arap milletleri arasında muhabbet yerleşir. (Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 66)


Hızlı Menü:


Görüntüleyenler: 1 Ziyaretçi