Forum Gündemi:

Konu Başlığı : Abdestin sadece farzlarıyla yetinildiğinde abdest geçerli olur mu?

*
Bu konu; tarihinde açılmış olup, 1 defa yorumlanmıştır.
Konu Sahibi : Kenz-i Mahfi
Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 0/5 - 0 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Çevrimdışı
Acemi Üye
*
40
mesajlar
31
konular
8
REP PUANI
Yeni Üye

Oct 2020
(Kayıt Tarihi)
Erkek
(Cinsiyet)
#1
05-10-2020, Saat:09:35 AM
Abdestin farzlarıyla alakalı olarak Kur’an-ı Kerim’de, “Ey iman edenler! Namaza kalkacağınız zaman yüzlerinizi, dirseklerinizle birlikte ellerinizi ve -başlarınıza mesh edip- her iki topuğa kadar da ayaklarınızı yıkayın.” (Maide, 5/6) buyrulmuştur. Bu ayetten hareketle abdestin farzları; dirseklerle beraber elleri ve yüzü birer defa yıkamak, başın dörtte birini bir defa mesh etmek ve ayakları topuklarla birlikte aşık kemiklerine kadar bir defa yıkamak şeklinde belirlenmiştir. Ancak Peygamberimiz (s.a.s.), abdest alırken, ellerini dirsekleri ile beraber üç kere yıkamış, ağzına ve burnuna üçer kere su vermiş, yüzünü üç kere yıkamış, başını mesh etmiş, ayaklarını bilekleriyle beraber üç kere yıkamış ve şöyle buyurmuştur: “Kim benim abdest aldığım gibi abdest alır ve aklından dünyalık şeyleri geçirmeden iki rekat namaz kılarsa geçmiş günahları bağışlanır” (Buhari, Vüdu, 2324, 25). Dolayısıyla Hz. Peygamber (s.a.s.)’in aldığı gibi abdest almak sünnettir.
Bir Müslümanın, yerine getirmekle yükümlü olduğu herhangi bir ibadetin sorumluluğundan kurtulması için o ibadetin farzlarını ve vaciplerini yerine getirmesi yeterlidir. O ibadetin sünnetleri elde edilecek sevabın arttırılmasına vesile olur, terk edilmeleri halinde ise bir sorumluluk doğurmaz. Ancak abdest alırken sünnetlerini kasten terk etmek mekruhtur (İbn Abidin, Reddü’l-muhtar, Riyad, 1423/2003, I, 218-219).
İslamiForum.Net sitemizdeki linkleri görebilmek için sitemize buraya tıklayıp üye olmanız veya giriş yapmanız gerekiyor.
Sitemize üyelikler ücretsizdir!
Çevrimdışı
Forumcu
*
370
mesajlar
28
konular
98
REP PUANI
Yeni Üye

Jan 2018
(Kayıt Tarihi)
Erkek
(Cinsiyet)
#2
05-10-2020, Saat:10:03 PM
(05-10-2020, Saat:09:35 AM)Kenz-i Mahfi Adlı Kullanıcıdan Alıntı: İslamiForum.Net sitemizdeki linkleri görebilmek için sitemize buraya tıklayıp üye olmanız veya giriş yapmanız gerekiyor.
Sitemize üyelikler ücretsizdir!
Abdestin farzlarıyla alakalı olarak Kur’an-ı Kerim’de, “Ey iman edenler! Namaza kalkacağınız zaman yüzlerinizi, dirseklerinizle birlikte ellerinizi ve -başlarınıza mesh edip- her iki topuğa kadar da ayaklarınızı yıkayın.” (Maide, 5/6) buyrulmuştur. Bu ayetten hareketle abdestin farzları; dirseklerle beraber elleri ve yüzü birer defa yıkamak, başın dörtte birini bir defa mesh etmek ve ayakları topuklarla birlikte aşık kemiklerine kadar bir defa yıkamak şeklinde belirlenmiştir. Ancak Peygamberimiz (s.a.s.), abdest alırken, ellerini dirsekleri ile beraber üç kere yıkamış, ağzına ve burnuna üçer kere su vermiş, yüzünü üç kere yıkamış, başını mesh etmiş, ayaklarını bilekleriyle beraber üç kere yıkamış ve şöyle buyurmuştur: “Kim benim abdest aldığım gibi abdest alır ve aklından dünyalık şeyleri geçirmeden iki rekat namaz kılarsa geçmiş günahları bağışlanır” (Buhari, Vüdu, 2324, 25). Dolayısıyla Hz. Peygamber (s.a.s.)’in aldığı gibi abdest almak sünnettir.
Bir Müslümanın, yerine getirmekle yükümlü olduğu herhangi bir ibadetin sorumluluğundan kurtulması için o ibadetin farzlarını ve vaciplerini yerine getirmesi yeterlidir. O ibadetin sünnetleri elde edilecek sevabın arttırılmasına vesile olur, terk edilmeleri halinde ise bir sorumluluk doğurmaz. Ancak abdest alırken sünnetlerini kasten terk etmek mekruhtur (İbn Abidin, Reddü’l-muhtar, Riyad, 1423/2003, I, 218-219).
İslamiForum.Net sitemizdeki linkleri görebilmek için sitemize buraya tıklayıp üye olmanız veya giriş yapmanız gerekiyor.
Sitemize üyelikler ücretsizdir!

merhabalar,

fıkıh ta bence ben derin bilgi sahibi biri değilim. 
Ve çoğu yazımda tercih ettiğim gibi "Bence" diyerek başlayacağım. (konu başlığı bunu gerektirmiyor aslında başlığa verilecek cevap belli, ancak içeriği biraz okuyunca...)
Bence, biz halen bugün Allah kelamı kur-anın bazı ayetlerinin mealinden haberdar değiliz. (Mesela bazı surelerin başındaki "الم" gibi.)
Elbette Kuran bizler için (yani insanları doğru yola iletmek için) gönderildi. Ancak Burada Elçi olan kimse peygamberimiz  (s.a.v.) idi.
Ve Kuran'ı tüm yönleriyle (her ayeti'nin) ne demek istediğini (çokanlamlılık dahil) en iyi Peygamberimiz (s.a.v.) bilmekte idi.
Dolayısıyla onu bize tanıtan Peygamberimizin (s.a.v.) yaptığı gibi (önce öğrenmemiz,sonra) yapmamız gerektiğini düşünüyorum. 

selam ile..


Hızlı Menü:


Görüntüleyenler: 1 Ziyaretçi